Alman Dışişleri Bakanlığı'nın sayfasına hoş geldiniz

BM Güvenlik Konseyi’nde 100’den fazla kararın alındığı son iki yılın değerlendirilmesi

Logo - Deutschland Mitglied des Sicherheitsrats der Vereinten Nationen 2019-2020

Deutschland Mitglied des Sicherheitsrats der Vereinten Nationen 2019-2020, © Auswärtiges Amt/dpa

23.12.2020 - Makale

2020 yılında Almanya’nın Birleşmiş Miletler Güvenlik Konseyi’ndeki iki yıllık geçici üyeliği sona eriyor. Berlin sürecinden Libya’ya, Sudan’daki yeni siyasi misyondan cinsel şiddete karşı mücadeleye kadar uzanan konuların ele alındığı hareketli iki yılın değerlendirilmesi.

Almanya 1 Ocak 2019’dan 31.12.2020’ye kadar BM Güvenlik Konseyi’nde geçici üyeydi. Almanya Federal Cumhuriyeti bu görevde altıncı kez dünyada barış ve güvenlik için önemli bir rol yüklendi ve uluslararası düzenin güçlendirilmesi için sorumluluk üstlendi. Bu dönemde merkezinde Birleşmiş Milletlerin yer aldığı uluslararası düzen yoğun bir baskı altına girmiştir.

Beş daimi üye ve iki yıllığına seçilen 10 geçici üyesiyle Güvenlik Konseyi, Birleşmiş Milletler’in devletler hukuku açısından bağlayıcı kararlar alabilen tek organıdır. Almanya üye olarak barış ve uluslararası güvenliğe dair merkezi konularla ilgili tutumunu devamlı olarak sergilemiş, güncel krizlere tepki/karşılık vermiş ve kadınların barış süreçlerinde güçlendirilmesi ve silahsızlanma gibi konularda kendi önceliklerini de ortaya koymuştur.

En önemli konuların değerlendirilmesi:

  • Libya: Geçtiğimiz yıl Libya’dan pek fazla iyi haber gelmemekle beraber son dönemde umut veren sinyaller çoğalmıştır. Almanya bu ülkeyi istikrara kavuşturmak için BM Libya sorumlusuyla birlikte siyasi sürecin başlatılması yönünde sürekli çaba harcamıştır. Almanya’nın, Birleşmiş Milletlerin barış çabalarını desteklediği Berlin süreci bu bağlamda merkezi bir rol oynamıştır. 2020 yılının başında Berlin’de BM Genel Sekreteri Antonio Gutteres ve Şansölye Merkel’in davetiyle düzenlenen ve dış etkilerin azaltılmasını ve böylece BM gözetiminde Libya’nın kendi içindeki bir siyasi sürecin mümkün kılınmasını hedefleyen büyük bir konferansta tarafların destekçileri bir masa etrafında toplanmıştır. Güvenlik Konseyi konferansın sonuçlarını 2020 Şubat ayında 2510 sayılı kararla teyit etmiştir. Libya konusundaki BM silah ambargosunun denetlenmesini üstlenen yaptırım komisyonunun başkanı olarak ve AB’nin IRINI operasyonu kapsamında Almanya silah ambargosunun somut olarak uygulanmasına önemli bir katkı sağlamıştır. Şu anda Libya’da ülke çapında ateşkes yürürlüktedir. Kasım başından beri Tunus’ta 75 Libyalı, ülkenin siyasi geleceğini müzakere ediyorlar. 2021 Aralık ayında seçimlerin yapılması planlanmaktadır.
  • Suriye: uzun süren zorlu müzakereler sonucunda Temmuz ayında Suriye’ye insani yardımın ulaşmasına olanak veren Crossborder Kararı uzatılabilmiştir. Almanya Belçika’yla birlikte bu sonuca ulaşmak için yoğun çabalar harcamış ve nihayetinde milyonlarca Suriyeliye desteğin devam edilebilmesi için bu uzlaşmayı önermiştir.
  • Sudan: Diktatör El Beşir’in devrilmesinden beri ülke yeni bir hareketlilik ve geçiş süreci yaşamaktadır. Almanya bu süreci başından beri desteklemekte olup2020 Haziran ayında BM Genel Sekreteri Gutteres’le birlikte siyasi ve mali desteği mobilize etmek amacıyla Sudan Ortaklık Konferansı’nı düzenlemiştir. Almanya ve İngiltere Sudan’da yeni bir BM misyonu için Güvenlik Konseyi’nde çaba harcamışlardır. Bu bağlamda 2021’den itibaren önceki UNAMID misyonunun yerine UNITAMS (United Nations Transitional Assistance Mission in Sudan) yürürlüğe girecek ve demokrasiye geçişte destek olacaktır.

Güncel krizlerle siyasi konularla bağlantılı çalışmaların yanı sıra Almanya kendi önceliklerini de ortaya koymuştur:

  • “Kadınlar, Barış ve Güvenlik”: Cinsel şiddet tüm dünyada çatışmalarda gittikçe daha fazla silah olarak kullanılmaktadır. Almanya’nın başkanlığında çıkarılan 2467 sayılı karar bu konuyla mücadele etmektedir. Güvenlik Konseyi’nin „Kadınlar, Barış ve Güvenlik” başlıklı gündemi bağlamında Almanya cinsel şiddet mağdurlarının korunmasını ön plana çıkarmaktadır. Amaç, faillerin daha ağır bir şekilde hesap vermelerini sağlamaktır.
  • Silahsızlanma/Yayılmanın önlenmesi: Almanya yedi yılı aşkın bir süreden sonra, başkanlığı üstlendiği 2019 Nisan ayının öncelikli konusu olarak nükleer silahsızlanmayı yeniden Güvenlik Konseyi’nin gündemine getirmiştir. Nükleer Silahların Yayılmasının Önlemesi Antlaşması’nı inceleme konferansının pandemiden ötürü 2021 yılına ertelenmesine rağmen bu konular halen ön plandadır: 2020 Şubat ayında Stockholm girişimine taraf 16 devlet, Berlin Açıklamasında nükleer silahsızlanmanın yeniden canlandırılması için adımların atılmasını önermiştir. Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması’nın (INF) sona ermesi ve Stratejik Silahların Azaltılması Yeni Sözleşmesi’nin (New START) geleceğinin belirsiz olması nedeniyle bu konu, Güvenlik Konseyi üyeliğinin ötesinde Almanya için öncelikli bir konu olmayı sürdürecektir.
  • İklim ve Güvenlik: İklim değişikliği Güvenlik Konseyi’nin çalışmaları için gittikçe daha büyük bir önem kazanacaktır. İklimde yaşanan değişiklikler nedeniyle, örneğin Çad Gölü bölgesinde, Sudan’da veya Afganistan’da yeni gerginlikler ortaya çıkacak ve mevcut gerginlikler yoğunlaşacaktır. Almanya bu nedenle konuyu bazı direnmelere rağmen gündeme koymuştur. Bu konu yeni oluşturulan gayrı resmi uzmanlar grubu tarafından kalıcı olarak Güvenlik Konseyi gündemine yerleştirilecektir.

Çok taraflılık için ittifak

Almanya’nın üyeliği sırasında 100’den fazla karar yürürlüğe girmiştir. İklim değişikliğinden dijitalleşmeye kadar acil küresel sorunlara çözümlerin bulunmasının ve ilerlemelerin sağlanmasının sadece uluslararası işbirliğiyle mümkün olduğu görülmüştür. Almanya bundan ötürü Güvenlik Konseyi’ndeki çalışmalarının yanında, uluslararası işbirliği için çaba harcayan ve ulusal düzeyde tek başında hareket edilmesine karşı belirgin bir tutum sergileyen Çok Taraflılık İttifakını yaşama geçirmiştir. Bu girişimi 60 devlet desteklemektedir.

Covid 19 pandemisi çok taraflı işbirliğinin önemini yeniden gözler önüne sermiştir. Virüsler sınır tanımıyor ve herkes güvende olmadığı sürece hiç kimse güvende değildir. Bu nedenle ilaçların, yardımcı malzemelerin ve aşıların adil bir şekilde dağıtılması gerekmektedir. Almanya Güvenlik Konseyi’nde de bu inancın arkasında durmuştur. 2020 Ağustos ayında Almanya’nın başkanlığında çıkartılan 2532 sayılı kararla Güvenlik Konseyi çatışmalardan etkilenen insanların Covid-19 ortamında nefes almalarını sağlamak için küresel ateşkes talebinde bulunulmuştur.

Güvenlik Konseyi’ndeki çalışmalar gelecekte de sürdürülecek

Almanya gelecekte de Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi olarak dünya barışına katkıda bulunmayı sürdürmek istemektedir. Dışişleri Bakanı Heiko Maas “Güvenlik Konseyi üyeliğini daimi olarak da doldurabileceğimizi son iki yılda kanıtladık” diyor. “Bu nedenle sekiz yıl sonra sadece geçici üyeliğe adaylığımızı koymakla kalmayıp Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi olmak istiyoruz.”

Sayfa başına dön