Alman Dışişleri Bakanlığı'nın sayfasına hoş geldiniz

Almanya’nın AB Konseyi Dönem Başkanlığı bilançosu: „Birlikte. Avrupa‘yı yeniden güçlendirmek.“

Logo der deutschen Ratspräsidentschaft im 2. Halbjahr 2020

EU Ratspräsidentschaft Deutschland, © Bundesregierung

05.01.2021 - Makale

Korona, bütçe, hukuk devleti, iklim: siyaseten dolu bir yarıyılda Almanya’nın Dönem Başkanlığı AB’yi içe ve dışa doğru güçlendirmiştir.

Korona pandemisine karşı yürütülen mücadele, Almanya’nın Dönem Başkanlığını etkilemiştir. Fakat diğer ana konularda da AB, içe doğru dayanışma ve dışa doğru birlik içinde hareket ederek ciddi anlamda ilerleme kaydetmiştir.

Covid-19 ile mücadele

AB Covid-19 ile mücadelede dayanışma içindedir: Birçok Avrupalı bilim insanının ve Avrupa’da gerçekleşmiş araştırmalar sayesinde rekor sürede aşı geliştirilmiş, tedarik edilmiş ve dağıtılmıştır. Artık AB’de koronavirüse karşı aşılanmanın başlamasına az kaldı. AB’nin tüm vatandaşları yakın zamanda aşılanma imkânına sahip olacaktır. Bu, pandemiden kurtulmak için kritik bir adımdır. Almanya, AB’nin aşıyı yardıma fevkalade muhtaç ülkelere de ulaştırması için gayret sarf etmekte. Konsey Dönem Başkanlığını üstlenen Almanya, AB çapında düzenlenmiş risk haritası, üçüncü ülkelerden AB ülkelerine giriş ile ilgili ortak düzenlemeler ve test stratejilerinin yanı sıra temaslı takibi sayesinde yürütülen pandemi mücadelesindeki AB koordinasyonunu güçlendirmeyi başarmıştır. Koronavirüs salgınının başından itibaren Almanya komşu ülkelerden 260’tan fazla yoğun bakım hastasını kabul edip tedavi etmiştir. Bunun dışında maske ve solunum cihazı gibi birçok yardım malzemesi AB’deki partner ülkelere gönderilmiştir.

Uzun Vadeli Mali Çerçeve ve „Next Generation EU“ adlı yeniden inşa fonu

AB uzun müzakereler neticesinde ve Alman-Fransız teklifine binaen „Uzun Vadeli Mali Çerçeveden“ müteşekkil, yani uzun yılları kapsayacak bütçe ve yeniden inşa için para desteği içeren bir paket kabul etmiştir. Bu paket, AB’yi korona pandemisi sonrasında yeniden güçlü kılacaktır. „Next Generation EU“ adlı yeniden inşa fonu 750 milyar Avro’yu kapsıyor ve vatandaşlara hızlı destek verecek yeni bir enstrümandır. Fon her şeyden önce Covid-19’un etkilerinden en çok zarar gören ülkelere yöneliktir. Buna ek olarak gelecek yedi yıl için 1,07 trilyon Avro değerinde Uzun Vadeli Mali Çerçeve gelmektedir. Özellikle odaklanılan hususlar: Sağlık, iklim koruma, dijitalleşme ve gençlik değişimi için daha çok para desteği.

Ve yeni bütçenin getirdiği bir yenilik daha var: ilk defa AB fonlarının ödenmesi hukuk devleti standartlarına riayet edilmesi şartına bağlanmıştır. Almanya bunun için şimdiye kadar yoğun çaba sarf etmiştir. Bu paket AB’yi yeşil ve yenilikçi bir gelecek için fit duruma getirecektir ve AB değerlerini güçlendirecektir.

Hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi

Hukuk devleti ilkesi, sayesinde vatandaşlarının hürriyetlerinin ve haklarının korunmasından istifade ettikleri AB değerleri topluluğunun temelidir. Almanya AB Konseyi Dönem Başkanlığında bu yüzden konseyde AB partnerleri arasında yeni bir hukuk devleti ilkesi diyaloğu hayata geçirdi. Hedef: Dürüst bir mübadeleyle ortak hukuk devleti anlayışını güçlendirmek. „Yatay“ bir münazarada tüm devletler hukuk devleti ilkesinin AB’deki genel durumunu tartışmıştır. İkinci bir tartışmada ilk beş üye devletteki vaziyet ele alınmıştır. Peyderpey tüm üye devletlere sıra gelecektir. Bu hukuk devleti kontrolü, konuya olan müşterek bakışı keskinleştirme ve sorunlu gelişmelerin erken teşhis edilmesi gayesini gütmekte. Portekiz diyaloğu gelecek yıl kendi AB Konseyi Dönem Başkanlığında sürdürecektir.

Avrupa’nın hakimiyeti

Almanya, hareket kabiliyetini ve şekillendirme kuvvetini güçlendiren bir Avrupa Birliği için çaba sarf etmekte – güvenlik, teknoloji ve dijital ortam, ticaret veya para politikası gibi konularda. Ulus devletler süper güçlerin rekabet ortamında global düzeni artık tek başına şekillendiremediği için, AB güçlerini bütünleştiriyor ve özellikle de dışa doğru beraberce hareket ediyor. Güvenlik politikası alanında Almanya, Konsey Dönem Başkanlığı esnasında bir nevi „stratejik pusula“ yola koymuştur: AB’ye üye devletler tehlike analizi temelinde doğrudan güvenlik ve savunma meselelerini istişare etmekte ve kendilerine ortak bir istikamet belirlemektedir. „Kalıcı Yapılandırılmış İşbirliği“ bağlamında da Almanya uzun soluklu müzakereleri başarıyla sonuçlandırmıştır: Gelecekte AB’ye üye olmayan ülkeler de AB’nin uygun güvenlik ve savunma projelerine katılabileceklerdir. Bu husus NATO’nun Avrupa ayağını ve genel olarak AB ile NATO arasındaki işbirliğini de güçlendirmekte.

Fakat ihtilaflar hiçbir zaman yalnız askeri vasıtalarla çözülmez. Almanya kalıcı barış için sivil kriz yönetimini Avrupa’nın ortak dış ve güvenlik politikasının merkezi parçası olarak destekleyip güçlendirmekte. Sivil kriz yönetimi merkezinin Berlin’de kurulmasıyla Federal Hükumet bu bağlamda önemli bir katkıda bulunmaktadır. Burada AB’ye üye devletler partnerleriyle birlikte derlenmiş bilgileri birleştirmektedir ve AB’nin sivil misyonlarını iyileştirmek adına personel eğitmektedir.

AB: iklim korumasında öncü

Avrupa iklim korumasında da öncüdür: 2030’a kadar AB karbondioksit salınımını en az %55 düşürmek istiyor, 2050’ye kadar Avrupa’yı ilk iklim nötr kıta haline getirmek istiyoruz. Konsey Dönem Başkanlığında Federal Hükumet başarılı bir şekilde bu hedeflerin bir Avrupa İklim Kanununa yazılması için çaba sarf etti. Bu hedef hırslı olmakla beraber aynı zamanda büyük fırsatlar arz etmektedir: Sürdürülebilirliğe giden dönüşüm süreci ekonomik olarak fayda sağlayacaktır. Dahası: AB harcamalarının en az %30’u gelecek yedi yılda iklim korumasına akacaktır. Hep beraber sürdürülebilir bir toparlanma için, bir „green recovery“.

İnsan Hakları için mücadele ve ihtilaf çözümü

AB işkence, kölelik veya sistematik cinsel şiddet gibi ağır İnsan Hakları ihlallerine karşı yeni bir politik enstrüman kabul etmiştir: İnsan Hakları Müeyyide Rejimi ile AB bundan sonra şahıslara giriş yasağı uygulayabilir veya onların mal varlıklarını dondurabilir. Almanya AB içinde bu hususta özellikle gayret gösterdi.

Arabuluculuk ihtilafların çözümü için aynı şekilde önemlidir. İhtilaf içinde bulunan taraflar arasındaki arabuluculuk örneğin Libya’daki barış müzakerelerini sağlamıştır. Almanya bu enstrümanı Konsey Dönem Başkanlığı süresince Avrupa çapında da ilerletmiştir. Böylelikle AB Konseyi ilk defa kendi misyonlarını kararlaştırabilmektedir. Global sulh aktörü olarak güçlü bir AB için.

Global partnerler ve Üçlü Başkanlık

Ortak pusula olarak çok taraflılık, demokrasi, açık ticaret: AB, önemli bölgelerle ilişkilerini güçlendirmektedir. Güneydoğu Asya'daki ASEAN devletleri ve AB artık stratejik ortaklardır. Almanya artık Hint-Pasifik bölgesinde daha fazla yer almaktadır. AB ayrıca Latin Amerika ve Karayip ülkeleriyle büyük bir sanal konferans tertipledi. Ortak hedefler: iklim koruması, biyolojik çeşitlilik, sürdürülebilir ekonomi, değerlere dayalı dijitalleşme. AB, ABD'ye Biden hükümeti ile bir "New Deal" ve diğer hususların yanı sıra kurallara dayalı nizamı güçlendirmek ve transatlantik ortaklığı yeniden canlandırmak için teklifte bulunmuştur.

Portekiz ve Slovenya: Üçlü Başkanlığın Ortakları

AB'de “kalın tahtalar” delmek istiyorsanız, devamlılık çok önemlidir. AB Konseyi Dönem Başkanlığını hangi ülkenin yürüttüğüne bakılmaksızın: Hukuk devleti ilkesi, göç veya iklim koruması gibi önemli sorunlara yönelik çözümler sürekli olarak siyaseten teşvik edilmelidir. Altı ayda tüm reformlar tamamlanmadı. Almanya bu sebeple, Almanya'dan sonra AB Konseyi Dönem Başkanlığını 18 ay boyunca üstlenecek olan Portekiz ve Slovenya ile özellikle sıkı bir şekilde çalışıyor. Hukuk devleti ilkesi diyaloğu gibi birçok teşebbüs, 1.1.2021 tarihinden itibaren artık Portekiz tarafından sürdürülecektir.

Sayfa başına dön